![]() |
![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 17.01.10
Konular: 6
Mesajlar: 11
Rep Puanı: 10
|
Bülbül güle sevdalıdır denir ya; işte bülbülün derdi-tasası, rüyası, umudu, türküsü-şiiri, kısacası ötüşü bile güle dairdir. Bülbül, dünyanın her yerinde gülün derdindedir. İster Dicle kenarında olsun; ister Tuna boylarında uçsun, bülbülün arayışı hep güldür. Siz de bülbül gibi Allah dostlarının bahçesini aramaya başladığınızda, karşınıza nice güller çıkar.
Buram buram Resulullah Efendimiz (sav) kokan Allah dostlarını ararsanız tan yeri ağarırken; gülün kırmızı yaprağından çiğ katresinin sızması gibi; Güllerin Efendisi’ne sevdalı Hak aşıklarının gözlerinden süzülen gözyaşının, Allah Aşkından kaynaklandığını anlarsınız. Tasavvuf bir çiçek bahçesidir. Kar gibi beyaz sarıklı hocaların ders verdiği camilerdeki çinilerde bile tasavvufu, ümmetin sevdasını bulursunuz Çinilerde lale, tevhidi; gül, Efendimizi; karanfil ise mürşidi simgeler. Lale’ye aşık, güle meftun karanfilleri bulmak, tanımak o kadar zordur ki. Ancak nasibi olanlar, Hak aşıklarını tanıma ve sevme bahtiyarlığına erişebilirler. Nasıl Osmanlı ecdadımızın İznik Çinileri hala sırrını koruyorsa; Hak Aşıkları da kendilerini çinilerin sırları gibi saklarlar. Ancak vazife-i irşad için tasavvuf imbiğinden sızanların içinde kimler yokturki? Tevazu, vefa, muhabbet, sevgi, sevda dolu bu sırlar dünyasından kimler geldi, kimler geçti? Osmanlı’nın yaşlı çınarları, Fatih Camii’nin o geniş kubbeleri, kim bilir hangi Hak aşıklarının zikrini duymakla bahtiyar oldu? Ümmetin köklü ve derin tarihini geçin; son asırda bu koca dünya, kimlerin ayak izlerine şahit oldu? Kimlerin; hangi Hak aşıklarının gözyaşları seccadeleri ıslattı? |
|
|
|